Sizce, Adem ve havva birbirine bağlanırken, “bağlanma korkusu” ya da “özgürlük” sorunu yaşamışlar mıdır?
Sizce, Adem ve havva birbirine bağlanırken, “bağlanma korkusu” ya da “özgürlük” sorunu yaşamışlar mıdır?
Terapistler danışanlarının hayatlarıyla ilgili “karar verici” olmaktan kaçınır.
Bu iki kavram kadını yargılamak için ve sıklıkla da yanyana kullanılır. Üstelik oldukça yaygın bir şekilde. Ve yine üstelik sadece “erkeklerden kadınlara” yönelik değil, kadınlar da kendi hemcinsleri için bu tanımlamaları kullanıyorlar. Bunun bende şaşkınlık yarattığını belirtmeliyim. Sadece kadınlar ve erkekler kadınlar için değil, eş cinseller de birbirleri için bu tanımlamaları kullanabiliyorlar. Altında, Kendisinin erdemli […]
KISKANÇLIK VE MÜLKİYET Kıskançlıkla ilgili farklı algılar, yorumlar söz konusu.. Aşağıda akaratacağım düşünürlerin farklı yorumları, gündelik hayatımızın bir yansıması… Kıskanmayan insan, sevmiyor demektir. (Dante) Kıskançlık ve sevgi ikiz kardeştir. (Rus atasözü) Kıskanç daha çok sever, fakat kıskanç olmayan daha iyi sever. (Moliere) Kıskançlığımızı ancak sevgi ile yenebiliriz. (Goethe) Kıskanç olan aşık değildir. (Sant […]
KAYBINI KAYBETTİĞİN YERDE ARA Önceki hafta insanın kendini nasıl maniple ettiğini bir danışanımın gönderdiği mektup üzerinden somutlaştırmaya çalışacağımı belirtmiştim. Mektubu kendisinden izin alarak hiç değiştirmeden yayınlıyorum. Danışanım 30 yaşında kadın bir hekim. İstanbulda, ailesiyle yaşıyor. Sosyal olarak çekinik, ekonomik olarak herhangi bir zorluk yaşamayan bir ailenin üç çocuğunun sonuncusu.. *** “Hayatımda hiç bu […]
Eğilip yerden bir dal parçası alırsam, Monty hemen koşmaya başlıyor. Beklenen o harika şey oluyor: Artık bir görevi var. Bu görevi değerlendirmek aklına hiç gelmiyor. Kendini sadece görevini yerine getirmeye adamış durumda.O dal parçasını almak için mesafe farketmeksizin koşmaya, yüzmeye, her türlü engeli aşmaya hazır. Dal parçasını bulunca geri getiriyor çünkü görevi sadece dal parçasını […]
Kıskançlıkla ilgili farklı algılar, yorumlar söz konusu.. Aşağıda akaratacağım düşünürlerin farklı yorumları, gündelik hayatımızın bir yansıması…
Cennette bağ sorununu işlediğim önceki yazıma Büşra Özten eleştiri getirmişti, bu yazımda ona cevap vereceğim. Eleştirisi şu; Yakınları cehennemde olanların cennette nasıl mutlu olacaklarını sormuşsun, insanın ancak ötekiyle ilişkisiyle mutlu olabildiğini yazmışsın. Ancak, senin bu konudaki düşüncen; insanın ötekiyle mutluluğu yakalayamayacağı, mutluluğun bireysellikten geçtiği yönündeydi, o düşüncelerinle bu söylediklerin çelişmiyor mu?
CENNETTE “BAĞ” SORUNU Sabah 9. Babamla fındık topluyoruz. Bir süredir içimde tartıştığım konuyu açtım.. Sever böyle sorgulamaları, ama bir yere kadar.. Bir yere kadar sevdiğini kabul etmez ama! Cennette mutluluk sorunsalını “Sen cennete ben cehenneme gittiğimde, sen o cennette mutlu olabilir misin?” sorusuyla dile getirdim. Soru babamla benim ilişkime, baba oğul ilişkisine, ebeveyn çocuk […]
Danışanım 30 yaşında kadın bir hekim. İstanbulda, ailesiyle yaşıyor. Sosyal olarak çekinik, ekonomik olarak herhangi bir zorluk yaşamayan bir ailenin üç çocuğunun sonuncusu..